Petrol ve doğalgaz iletim hatları için ihtiyaç duyulan çelik boru imalatı gerçekleştiren Özbal Çelik Boru'nun, Mersin'deki 3. fabrikasının temeli, Bakan Nihat Ergün'ün de katıldığı törenle atıldı.
Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nde (MTSOB) gerçekleştirilen temel atma törenine Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün'ün yanısıra Mersin Valisi Hüseyin Aksoy, MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, AK Parti Mersin Milletvekili Ömer İnan, Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, çok sayıda sanayici ve işadamı katıldı.
2003 yılında İzmit fabrikasını kapatarak Mersin-Tarsus Organize Sanayi Bölgesi'nde (MTSOB) 20 bin metrekarelik bir alanda üretim tesisi faaliyete sokan Özbal Çelik Boru, artan üretim talebine yanıt verebilmek için 2005 yılında yine aynı bölgede ikinci fabrikasını açmıştı. Temeli atılan üçüncü fabrikanın 2010 yılının sonunda hizmete girmesiyle 120 kişiye istihdam yaratılacak. Yıllık 92 bin ton spiral kaynaklı çelik boru üretim kapasitesine sahip Özbal Çelik Boru fabrikası temeli atılan fabrikanın hizmete girmesiyle kapasitesini yüzde 75 oranında arttıracak.
Törende konuşan Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün, çelik boru üretim sektörünün Türk ekonomisi açısından gelecek vaat ettiğini ve bu noktada da sektörde büyüme adına atılan adımları önemsediklerini, önümüzdeki süreçte de atılacak adımlara gereken desteği hükümet olarak vereceklerini dile getirdi.
Geçtiğimiz günlerde açıklanan Sanayi Üretim Endeksi verileriyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Nihat Ergün, istihdam ve ihracat rakamlarının aynı zamanda da ekonomik krize karşı toparlanmanın da işaretini verdiğini belirterek, kısa zamanda bir iyileşme beklemenin doğru olmayacağını söyledi. Bakan Ergün, “Bizim için önemli olan sağlam ve istikrarlı bir zeminde sağlanan büyümedir. Tüm dünyayı etkisi altına alanı küresel kriz, Türkiye'de dip noktasını görmüş ve artık çıkış süreci başlamıştır. Haziran ayına yönelik açıklanan rakamlarsa bunun en açık göstergesidir. Sanayi üretimi, bir önceki aya göre yüzde 7,3 oranında artmıştır. Kriz dönemlerinde sanayi üretiminde yaşanan daralmanın, ilk kez tek haneli rakamlarda kalması da ayrı bir sevindirici gelişmedir” dedi.
Törende konuşan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut ise şunları söyledi; “Bizler, ilk öncü olarak, 1993 yılında, bu alana geldiğimizde, böylesi bir yapının hayalini kuruyorduk. OSB’de 2. temel atan firmanın yöneticisi olarak gurur duyuyorum. Bugün burada yaklaşık 140 işletmeyle büyük bir aile olduk. Siz yatırımcılar sayesinde daha da büyüyeceğiz.
Mersin ekonomisi ticaret, sanayi, tarım, üniversite, iç turizm ve uluslar arası limanı ile birlikte gelişen, çok odaklı bir ekonomidir. Gelişmiş serbest bölge faaliyetleri, Mersin’i Türkiye’nin ve Ortadoğu’nun Doğu Akdeniz’den dünyaya açılan bir kapısı konumuna getirmiştir.
Mersin bildiğiniz gibi pazar daralması ve krizlerden etkilenmemek için kendine stratejik yol haritasını belirledi ve kurduğu stratejiyle bunu başardı. bu başarımızın sırrını ve projemizi sizinle daha farklı bir ortamda paylaşmak isterim. Mersin lojistik, tarım-gıda ve turizm sektörlerine odaklanarak yoluna devam ediyor. Hedefimiz daha da ileriye gitmek, bunun için de teknoloji kullanımını, ar-ge çalışmalarını ve yenilikçi yaklaşımları üretim zincirine katmalıyız. Marka olma yolunda ilerlemeliyiz. Mersin teknopark bu yapı için en güzel örneklerden biridir.
Mersin dış ticarette, Türkiye geneline göre daha olumlu durumdadır.
Ülke genelinde ihracattaki gerileme yüzde 31 iken Mersin ili firmalarının ihracatındaki gerilemesi yüzde 12, Türkiye genelinde ithalat yüzde 41 oranında gerilerken Mersin ili firmalarının ithalatındaki gerilemesi yüzde 39 olarak gerçekleşti. Asıl değerlendirilmesi gereken ilimiz açısından net ihracatçı ve net ithalatçı sektörlerdir. Tarım, gıda ve içecek sektörünün iki yıldır net ihracatçı yapısını kaybettiği görülmektedir. Metal ve metal eşya sektöründe net ihracatçı konumu devam etmektedir.
Mersin’de sanayi enerji tüketimi şubat ve mart ayındaki düşüşe karşın 2008 yılının üzerinde gerçekleşmiştir. Bu oran yüzde 22’dir. Organize sanayi bölgesinde mart ayından itibaren enerji tüketiminde başlayan sevindirici gelişmelerin, temmuz ayında hız kazandığı görülmektedir.
Organize sanayi bölgesi içindeki gıda, içki, tütün, metal, makine, ulaşım araçları,kağıt, kimya, petrol, lastik ve plastik sanayindeki işletmelerde tüketilen enerji miktarı geçen yılın üzerindedir.
Bugün burada temelini atacağımız yeni yatırım da krizin nasıl fırsata dönüştürüldüğünün en güzel örneğini bizlere göstermektedir. Özbal çelik borunun uluslar arası projelerdeki başarısına katkı verecek bu fabrikanın hayırlı uğurlu olmasını dilerim.” diye konuştu.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|







