Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı M. Rifat Hisarcıklıoğlu Mersin Ticaret ve Sanayi Odası ‘Mersin İli Genişletilmiş Oda/ Borsa Ortak Toplantısı’na katılarak Oda ve Borsa başkanlarının sorun ve taleplerini dinledi.
Toplantının açılış konuşmasını yapan Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Meclis Başkanı Faik Burakgazi, “TOBB’a bağlı kurumlar bir yanda kentin ekonomisini geliştirmek ve büyütmek için çalışırken, bir yandan da şehrin üretim gücü ve yaşam kalitesini arttırmak için uğraşmakta ve diğer yandan da ilin diğer konuları ile ilgili çalışmalar sürdürmekte. Türkiye’nin hemen hemen her yerinde hakim anlayış budur. Mersin enerjisini bir sabah kalkınca kucağında bulduğu sorunlara harcamaktadır. Balık çiftlikleri ve nükleer santral bunun en önemli örnekleri” diye konuştu.
Başkan Burakgazi, “İşadamları olarak enerjin ne anlama geldiğini, ne kadar kıymetli olduğunu çok iyi biliyoruz. Ancak nükleer santralin yerinin Mersin olmadığını kimseye anlatamadık. İşte burada da yine bir mücadele süreci başladı. Kadere bakın ki, geçmişte ‘santrali Ruslara en uzak yer olan Akkuyu’ya yapalım, onlardan uzakta güvenlikte olsun’ dediğimiz nükleer santrali en son Ruslar yapıyor, bölgemizi Ruslara tahsis ettik. Bölgenin Ruslara tahsis edilmesi yerine Mersinlilerin emanetine verilmesi, turizm açısından önemini anlatamamanın acısını yaşıyoruz” dedi.
İşsizliğin ülkenin kanayan yarası olduğunu belirten Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aşut, “Bazı arkadaşlarımız, en önemli sorunumuz terör diyebilir. Doğrudur. Ancak; yapılan anket ve araştırmalar terör sorununun bile temelinde büyük oranda işsizlik olduğunu gösteriyor. TÜİK verilerine göre 5.8 milyon işsizimiz var. Yani ülkemizde 36 milyon çalışır yaştaki nüfusumuzun yaklaşık 6 milyonu işsiz. Ülkemizde her 6 kişiden birinin yüzü gülmüyor, hayata umutsuz bakıyor. Öte yandan her yıl 800 bin genç bu işsizler ordusuna katılıyor.10 yıl sonra her yıl 1 milyon genç bu rakama eklenecek. İşsizlik sorunu ülkemizin geleceğini tehdit etmektedir. Ancak, iş dünyasının nitelikli eleman bulamadığı şikayeti de madalyonun diğer bir yanını oluşturmaktadır. Özellikle teknik konulara hakim eleman sıkıntısı had safhadadır” şeklinde konuştu.
Başkan Aşut, “Eğitim sistemimiz gereken mesleki dönüşümü sağlayamamaktadır. Bu anlamda, Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi(UMEM) tam bir meslek edindirme seferberliği olacaktır. Yılda 200 Bin kişiye eğitim verilerek meslek sahibi olmaları sağlanacaktır. Odalarımızın hepsi mesleki eğitimle ilgili farklı farklı projeler yapıyor. Bu proje ile tüm Odalar tek çatı altında bu işi yapacaklar. Bu işbirliği ve sinerji, kaynakların optimum ve doğru kullanılması açısından çok önemli. Bu arada hem okullar yenilenecek hem de öğretmenlerin nitelikleri arttırılacak. Uzmanlaşmış Meslek Edindirme Merkezleri Projesi(UMEM) Mesleki Eğitim açısından iki şeyi hedefliyor. Meslek okullarının reorganizasyonu ve beceri kazandırma” dedi.
2002-2008 yılları arasındaki Türk ekonomisinin yüzde 49 oranında büyüdüğünü belirten Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, “Yıllık ortalama büyüme oranı da yüzde 7. Söz konusu 6 yıllık zaman diliminde Türk özel sektörü olarak 2.8 milyon kişiye istihdam sağladık. Ekonominin büyümesine bağlı olarak istihdam da arttı. 2009-2010 yılı Nisan ayına kadar olan süreçte ekonomi yeniden büyüme eğilimi gösterdi. Buna bağlı olarak da 1 milyon 100 bin kişiye özel sektör olarak iş bulduk ve bu tablonun da sürdürülmesi gerekiyor” diye konuştu.
Başkan Hisarcıklıoğlu, “Bir diğer önemli sorunsa; işsizler arasındaki 'mesleksizlik’. İş başvurusu için gelenlere; 'Ne iş yaparsın?' diye sorulduğunda her zaman "Ne iş olursa yaparım" yanıtı alınıyor. Yani bir bakıma hiçbir şey yapmam diyor. Böyle bir eğitim sistemi olur mu? Biz sistemi 'her işi yaparım' ile doldurmuşuz. Hiçbir işle ilgili becerisi yok. Halbuki, bizim kültürümüzde 'Altın bileziği olsun, bir işi olsun' derler. Meslek liselerine bakıyorsun çocuk okulu bitiriyor ama onu işe başlatamıyorsun. Üniversite yok. Üniversitelerde öyle bir gariplik var ki Türkiye'nin 10 yıllık 'kalifiye eleman' ihtiyacını sen bir yılda mezun ediyorsun. Ondan sonra bu çocuklar ne olacak? 'Her işi yaparım ağabey' diye ortalıkta gezinip iş arayacak" dedi.
TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi bünyesinde yaklaşık 1.5 yıldan bu yana sürdürülen çalışmaların sonucunda 'dünyanın en kapsamlı mesleki eğitim projesi'ni hayata geçirdiklerinin altını çizen Başkan Hisarcıklıoğlu şunları kaydetti: “ Proje, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye İş Bulma Kurumu ve TOBB iş birliğinde yürütülecek. Yapılacak çalışmaların ilk ayağında Türkiye genelinde belirlenecek olan toplam 111 meslek lisesine 106 milyon TL'lik makine-teçhizat yatırımı yapılacak. Bugün yaşanılan çağda bilgi çok hızlı bir değişim ve gelişim süreci izlemekte ancak Türkiye'de özellikle mesleki eğitim alanında bilgi konusunda yetersiz kalınıyor, bu nedenle de yine proje kapsamında 6 bin eğitimci de modern tekniklere göre eğitilecek. Söz konusu eğiticiler de sektörün ihtiyaçlarının karşılanması noktasında 'kalifiye eleman' yetiştirilmesi adına önemli bir misyon üstlenecekler. 5 yıllık zaman diliminde bir milyon işsiz mesleki ve teknik eğitime tabi tutulacak. Eğitilen tüm işsizler de oda üyesi iş yerlerinde staj yaparak, başarılı olanların yüzde 90'lık bir bölümü de istihdam edilecek.”
Mersin Valisi Hasan Basri Güzeloğlu ise, bazı kentlerin mülki sınırlarıyla ne sonlu ne de sınırlı olduğunu, bu kentlerin etki alanlarının bilinen ve tanımlanan sınırların çok ötesinde ve çok daha geniş havzasında olduğunun altını çizerek, “Mersin, ülkemizde böylesi bir kenttir. Mersin’i tanımlarken, Mersin’deki gelişmeleri ve değişmeleri yorumlarken Mersin’i bütün sınırlarıyla düşünmemek gerekir. Bu açıdan Mersin değerlendirildiği zaman Türkiye ölçeğinde olumlu değişmeleri hissedilecek, Mersin’deki gelişmeler fark edilecek, kısaca etki alanı Türkiye olarak düşünülecek bir kenttir. Mersin, Türkiye’dir bu anlamda” diye konuştu.
Vali Güzeloğlu, “Türkiye Cumhuriyeti uluslararası alanda siyasal, sosyal ve toplumsal değişimini dünyaya taşırken aslında bunun hazırlayıcısı olarak özel sektörü ve girişimiyle bir büyük başarı öyküsü yazıyor. 1980’lerde tanıştığı ihracatla, sadece 1000 küsur ihracatçı ve 3-4 milyar dolar civarında bir ihracatla başladığı yolculukta bugün, Türk insanı dünyanın her köşesine ihracat yapabilen, 100 milyar doları aşmış, hedefini 2023’de 500 milyar dolar olarak koymuş ve KOBİ güven endeksiyle dünya ölçüsünde başarısını kabul ettirmiş bir ülke gerçeği olarak karşımızda duruyor. Ülkemiz sürdürülebilir ve sürekli büyümede OECD içinde dünya ölçeğinde bir başarının sahibi olarak bugün öne çıkıyor. Bu büyüme ve anlamlı gelişmenin yeterli olmadığı açık. Çünkü biz büyük bir ülkeyiz. Türkiye küresel ölçekte bugün 17.büyük ekonominin, Avrupa ölçeğinde 6.büyük ekonominin ülkesi olmasına rağmen şimdi başka bir şeyi de arzuluyor; Global büyüklüklerin ötesinde rekabete dayalı bir büyüklüğü arzuluyor” dedi.
| < Önceki | Sonraki > |
|---|



